Nedir bu iş verenden çektiğimiz?

Yıllardır tonlarca hatta galonlarca firmalarda çalıştık ve iş yaptık. Bu insanlara yaranamıyoruz. Ne diyorlarsa yapıyor, asker oluyoruz. Tam düzenimizi kurduk derken başlıyorlar, tantanaya. Yorulduğumuz için işten çekilelim istiyoruz. Stres ve mobbing ile dolu bir yaşama sahip oluyoruz. İnsanların bizi iş yüzünden sıkıştırması bir kenara, birde boktan muhafazakarlıklarını ve gereksiz gururlarını çekiyoruz.

İş yapmak iyi güzel hoş. Sonuçta bir şey yapıyoruz ve karşılığında para alıyoruz. Stress ve sıkıntı illa olacak. Tamam her şey iyi hoş güzel de, neden bir işi bırakırken bu kadar mücadele ediyorsunuz ki; anlamıyoruz. Adam çalışmak istemiyorsa, sal gitsin. Her şirket sahibin de gereksiz iş gururu var. İşlerini yaparken hem karşı tarafı yoruyorlar, hemde para verdikten sonra kendilerini kral gibi görüyorlar. Sanki çok değerli bir şey yapıyoruz. Alt tarafı bir iş. Müşterinin işi görülecek iki tıklayacak ve işini yapacak. Tüm olay bundan ibaret. Ne kendinizi gereksiz strese sokuyorsunuz. Amma kasıldınız ayrıca.

Birde bunlar la; bunların başında duranlar varsa ve başınızda ise; işiniz daha zor. Hem üst tarafa yaranmaya çalışıyorsunuz, hemde aradakilere derdinizi anlatmaya çalışıyorsunuz. Bir sürü tantana. Halbu ki bu aracukar biraz aklı selim olsalar, bu iş sektörü bu hale gelmezdi.

Her önüne gelenin kafasından bir “ünvan” uydurmuş, gidiyor. Bu ünvan işleride cidden çok saçma. Sen işçisin işte; bu kadar basit. Yarattıkları saçma sapan sistemde bir piyonsun sadece. Adamlar seninle bir sürü hamle yapacak. En sonunda işin bittiğinde biri gelip, seni yiyecek. Tüm her şey bitecek gidecek. Ne diye bu sistemde direnmeye çalışıyorsunuz. Madem batacaksınız, insan olarak batın. Bırakın işinizi gücünüzü, kafanıza göre; gezin, tozun, eğlenin.

Zaten şunun şurasında en kötü 60 yılınız var. Bunun 20-30’unu gençliğinizde geçirdiğinizi varsayalım. Kalıyor geriye 30 yıl. Bu 30 yılda yaşayacağımızın garantisi yokken, neyinize güvenip; bu 30 yılın, 20 yılını para kazanmak ve kendinizi geçindirmek için heba ediyorsunuz. Her alanda çok güzel konuşmayı biliyorsunuz ama kendinizi biraz salın, kardeşim. Bu gidişle o kalan 60 yılın kalan zamanınıda zor göreceksiniz. Boşuna kendinizi heba etmeyin.

Yaklaşık 12 yıldır yazlım ve iş sektöründe aktif rol aldım. Bu güne kadar kimse bana “Nasılsın, iyimisin? Keyfin yerinde mi?” demedi. Sırf bunu demedi diye, aklın hükmü ile çalışmayı bırakmadık. Çalıştık, çabaladık; gene olmadı. Ne durumda olursak, olalım; şu an sağlık problemleri yüzünden sürünüyoruz. Paranın, kaybettiğimiz sağlık ve sıhatimizin yerini doldurmayacağını bildiğim için artık bu meslek terörünü bıraktım. Youtube’da oyun oynayarak ve çeşitli işletim sistemlerine (açık kaynak olarak) destek vermeye devam ediyorum.

Bu yazıyı okuduğunuza göre değerlisiniz ki; bunları yazıyorum. Eğer değersiz olsaydınız, yazının bu kısmına kadar gelemezdiniz. Kendinizi rahatlamış ve huzura ermiş biri gibi hissedin. Kafanızı boşaltın, istedim. Bölümü geçmiş gibi sevinip, sakin hayatınıza dönebilirsiniz.

Hayatınızda başarılar diliyorum ve öpüyorum.

Merhaba Arkadaşlar!

Bu ilk yazımız olacağı için sizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Okumalı metin çalışmaları ve paylaşımlarımızı buradan aktaracağız. Tamamıyla gerçek ve özel olacak. Gizli dosyalar ve suç örgütlerini işleyeceğiz. Kabarık sicillerine çözüm üretemeyen insanlar ve garip öyküleri. Bazı videolar, filmler ve müzikler paylaşacağız. Youtube’da yapılanın bir nevi anlatımı olacak. Yıllarca bizi nasıl kemirip, tehdit ettiyseler buraya kadar geldik. Umarım bundan sonra peşimizi bırakırlarda bizde azcık rahat ederiz.

Hayatım boyunca hain ve alçaklardan korkmadığım gibi, tehditlerde buranın yaşamasını engelleyemeyecek. Aklın hükmünü durdurup, kendimizi diskoteklerden çeşitli eğlenceli içeriklere sürükleyeceğiz. Aklın hükmünü durduracağız. Akıl dururken, insan hayatın keyfini çıkaracak, eğlenecek.

Tüm gayemiz budur. Sevgiler ve Saygılarla.